"Her sorunun bir cevabı var. Bazen bir abi yeter."
Bir zamanlar, bir dağ köyünde, her akşam insanlar bir çınarın altında toplanırmış. Köyün yaşlısı boş elleriyle gelir ve derdi ki: "Kederin de neşenin de dili yoktur. Onlar sadece yaşanır."
In einem Bergdorf versammelten sich die Menschen jeden Abend unter einer Platane. Der Älteste kam mit leeren Händen: "Trauer und Freude haben keine Sprache. Sie werden nur gelebt."
In a mountain village, people gathered every evening under a plane tree. The elder came with empty hands: "Grief and joy have no language. They are only lived."
Budist, Sufi, Zen, Kızılderili, Anadolu — hepsi aynı kapıya çıkar: İnsan, anlatmak için vardır. "Anlat, nefes al."
Buddhisten, Sufis, Zen, Ureinwohner, Anatolien — alle führen zur selben Tür: Der Mensch ist zum Erzählen da. "Erzähl, atme."
Buddhist, Sufi, Zen, Native American, Anatolian — all lead to the same door: humans exist to tell. "Tell. Breathe."
Bu soruyu ilk kez sorduğumda otuz yaşındaydım. Şimdi altmışımı geçtim. Bu soru seni küçültmüyor — büyütüyor.
İki kültürün içinde büyümek bir eksiklik değil, bir çoğalma. Bu bir karışıklık değil — bu bir zenginlik.
Sen ne birisin ne öbürü — ikisi de sensin. Ve zamanla göreceksin: Bu "arada kalma" hali, en özgür hal.
Aklındaki soru ne olursa olsun — iş, aile, Almanya hayatı. Yaz, gönder. Abi okur.
Sorular moderasyon sonrası yayınlanır. E-posta adresi asla görünmez.
Sitrettin Abi her soruyu okur — cevap süresi 3-7 gün.